Monthly Archives: Mayıs 2016

Bitkisel çözümler Doğal tedaviler

Nefes Darlığı Nasıl Geçer: Nefes Darlığına Doğal Çözüm

Nefes Darlığı Nasıl Geçer: Nefes Darlığına Doğal Çözüm

nefes darlığına doğal çözüm
nefes darlığına doğal çözüm

Nefes darlığı çeşitli solunum bozuklukları sonucu ortaya çıkar. Ayrıca akciğer ve kalp hastalıkları nedeni ile de oluşabilir. Nefes darlığı şiddetli yaşanıyorsa mutlaka bir doktora danışılması önerilir. Nefes darlığı için bitkisel çözümler şunlardır:

Nefes darlığına ne iyi gelir: Nefes darlığı için bitkisel tedavi

1. Nefes darlığını ne geçirir: Esansiyel yağlar:

– Nefes darlığı için en etkili çözüm esansiyel yağlardır. Uçucu yağlar bronşit nedeni ile oluşan nefes darlığı durumunda da etkilidir. Bronşiyal tüplerin astarının rahatlamasına ve var olan iltihabın azalmasına yardımcı olur.

– Esansiyel yağlar ile etkili sonuçlar elde etmek için ağız yoluyla alınması önerilir.

2. Nefes darlığına iyi gelen bitkiler: Akgünlük bitkisi:

– Akgünlük bitkisi de nefes darlığı tedavisinde etkilidir. Astım nedeni ile oluşan belirtilerin azalmasını sağlar. Astım nedeni ile solunum yollarında oluşan şişlikleri azaltır. Aynı zamanda öksürük ve hırıltının da hafiflemesini sağlar.

– Bu bitki kullanılmadan önce doktora danışılması önerilir.

3. Nefes darlığına iyi gelen besinler ile sağlıklı beslenme:

– Nefes darlığı, kalp krizi gibi nedenler ile oluşabileceği gibi astım gibi solunum sorunları nedeni ile de oluşabilir. Eğer nefes almada zorluk yaşanması ile birlikte göğüste ve sırtta ağrı ile boyun bölgesinde rahatsızlık ya da mide bulantısı hissediliyorsa en kısa zamanda bir doktora danışılmalıdır. Bu ciddi bir durumun habercisi olabilir ve ölüme neden olabilir.

– Kalp sağlığının korunması için beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Çeşitli kırmızı etler, balık, taze meyve ve yeşil sebzelerden oluşan bir diyet listesi oluşturulabilir. Vitamin ve minerallerin yanı sıra omega 3 yağ asitleri içeren besinler de beslenme düzenine eklenmelidir. Özellikle yağlı balıklar ile keten tohumu gibi omega 3 ve 6 yağ asitleri içeren besinler düzenli olarak tüketilmelidir.

4. Nefes darlığı stresten olur mu: Stres ve anksiyeteden kaçınmak:

– Nefes darlığının bir başka nedeni stres ve anksiyetedir. Bu nedenle stresten uzak durulmalıdır. Stres kontrolü için düzenli olarak yoga, meditasyon ve nefes egzersizleri yapılabilir.

– Çoğu zamanda anksiyete, stres ve panik atak gibi durumlar kalp krizi belirtileri ile karıştırılaran belirtiler gösterir. Bu belirtilerin azaltılması için bir psikoloğa danışılabilir.

5. Kilo nefes darlığı yaparmı: Kilo vermek:

– Nefes darlığı fazla kilolar nedeni ile de oluşabilir. Bu kilolardan kurtulmak ve ideal kiloya ulaşılması gerekir. Obezite durumu varsa mutlaka en kısa sürede bir beslenme uzmanına danışılmalıdır.

– Kilo vermek için kardiyo egzersizleri, yürüyüş, koşu ve ağırlık egzersizleri yapılabilir.

– Obezite; akciğer hastalığı, kalp hastalığı ve yüksek tansiyon olmak üzere birçok hastalığın ana nedenidir. Ayrıca hırıltı, nefes darlığı ve öksürük de oluşabilir.

6. Nefes darlığı için ne yapılır: Alerjenlerden uzak durmak:

– Alerjenlere maruz kalınması öksürük ve nefes darlığını tetikleyebilir. Bu nedenle özellikle polen, küf ve hayvan tüyünden uzak durulmalıdır.

– Temizlik sırasında hepa filtreli elektrikli makineler kullanılabilir. Bu makineler toz akarlarının daha iyi temizlenmesine yardımcı olur.

– Evi havalandırmak için camların açılması önerilmez. Bu içeriye polen girmesine neden olarak alerjiye bağlı nefes darlığını artırır. Hava temizleyici aletler kullanılabilir.

Tüm bu çözümler nefes darlığının azaltılmasına yardımcı olur. Özellikle alerjik nedenler ile oluşan nefes darlığı için alerjenlerde uzak durulmalıdır. Astım durumunda ise gerekli ilaç tedavisine dikkat edilmesi gerekir. Aksi halde astım nedeni ile ciddi sonuçlar hatta ölümle bile sonuçlanan vakalara rastlanılmaktadır. Nefes darlığı ciddi solunum hastalıkları sonucu da oluşabilir. Bu nedenle eğer çok şiddetli hırıltı, nefes alma sorunu ve göğüs bölgesinde geçmeyen ağrı söz konusu ise mutlaka en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Bu şekilde erken tanı ve tedavi uygulanabilir.