Ağız Kuruluğuna Ne İyi Gelir: Ağız Kuruluğu İçin Bitkisel Tedavi

Ağız Kuruluğuna Ne İyi Gelir: Ağız Kuruluğu İçin Bitkisel Tedavi

ağız kuruluğu için bitkisel tedavi
ağız kuruluğu için bitkisel tedavi

Ağız kuruluğuna doğal çözüm önerileri:

Ağız kuruluğu nasıl geçer: Ağız kuruluğuna bitkisel çözüm

1. Ağız kuruluğu ve sık su içme: Su tüketimi

– Ağız kuruluğunun giderilmesi için su tüketiminin mutlaka artırılması önerilir. Su tüketimi tükürük miktarının artırılmasına yardımcı olurken aynı zamanda toksinlerin de dışarı atılmasını sağlar.

– Her gün 8 bardak ve üzeri su içilmelidir. Ayrıca sıvı kaybının önlenmesi için alkollü ve kafeinli içeceklerden uzak durulmalıdır. Kahve ve çay gün içerisinde olabildiğince az tüketilmelidir.

2. Ağız kuruluğuna çözüm: Kereviz

– Kereviz de ağız kuruluğu tedavisinde önerilen çözümlerden biridir. Tükürük üretimini teşvik eder. Boğazın ve ağız içerisinin nemli kalmasını sağlar.

3. Ağız kuruluğuna iyi gelen besinler: Maydanoz:

– Maydanoz da ağız kuruluğu için önerilir. Ayrıca ağız içerisindeki bakterileri öldürür ve olası ağız kokusunu engeller. Diş minesinde plak oluşmasının önüne geçer.

– Her gün birkaç adet maydanoz çiğnenebilir. Ayrıca yemek ve salatalara da eklenmesi önerilir.

– Alternatif olarak bir bardak ılık suyun içerisine biraz maydanoz eklenir. Demlenmesi için yaklaşık 10 dakika kadar beklenir. Ardından süzülür ve çay şeklinde tüketilir. Günde birkaç bardak kadar tüketilebilir.

– Maydanoz içerdiği A vitamini, C vitamini, kalsiyum ve demir ile genel sağlık için de son derece faydalı bir besindir. Aynı zamanda idrar yolları enfeksiyonlarına karşı koruma sağlar.

4. Ağız kuruluğunu ne giderir: Sıvı tüketimi

– Ağız kuruluğunun giderilmesi için su tüketiminin yanı sıra sağlıklı içeceklerin de tüketilmesi önerilir. Çorba ve cacık düzenli olarak tüketilebilir.

5. Ağız kuruluğuna hangi bitki iyi gelir: Anason ve rezene

– Ağız kuruluğunda bitkisel çayların tüketilmesi önerilir. Özellikle anason ve rezene çayı tüketilebilir.

– Bir bardak kaynar suyun içerisine biraz anason ya da rezene eklenir. Yaklaşık 5 ya da 10 dakika kadar demlenmesi beklenir. Ardından süzülür ve içerisine biraz limon suyu ya da bal eklenerek tüketilir. Günde 2 ya da 3 bardak kadar tüketilebilir.

– Alternatif olarak gün içerisinde biraz anason ve rezene çiğnenebilir.

6. Ağız kuruluğuna iyi gelen bitkiler: Biberiye

– Biberiye bitkisi içerdiği enzimler ile ağız içerisindeki bakterilerin ölmesine yardımcı olur. Aynı zamanda kötü nefes kokusu için de önerilen biberiye ağız kuruluğunun azalmasına yardımcı olur.

– Bir bardak ılık suyun içerisine biraz biberiye eklenir. Bir süre demlenmesi beklenir. Ardından süzülür ve soğuması beklenir. Bu çay gargara olarak kullanılabilir. Günde 2 kez düzenli olarak kullanılması önerilir.

– Biberiye çayı sıcakken tüketilebilir.

7. Ağız kuruluğunu ne geçirir: Burundan nefes almak

– Ağız kuruluğunun temel nedenlerinden biri de ağızdan nefes alınmasıdır. Özellikle burun tıkanıklığı durumunda ağızdan nefes alınır. Bu da boğazın kurumasına neden olur. Bu nedenle nefes egzersizleri yapılabilir. Ayrıca burun kanallarının açılması için buhar uygulaması da yapılabilir.

– Bir tencere su kaynatılır. Sudan çıkan buhar teneffüs edilir. Uygulama sırasında ağızdan da nefes alınabilir. Bu şekilde hem burun kanalları hem de boğaz kanalları açılmış olur. Mukoza yapısının yumuşaması ve nemli kalması sağlanır.

Ağız kuruluğu için tüm bu bitkisel çözümler uygulanabilir. Bitkisel çözümlerin düzenli olarak kullanılması rahatsızlık hissinin kısa sürede azalmasına yardımcı olur. Tüm bunlara ek olarak stres seviyelerinin de azaltılması önerilir. Stres ve kaygı durumundaki artış ağız kuruluğuna neden olabilmektedir. Stres kontrolü için yoga ve meditasyon gibi yöntemlerden yararlanılabilir. Ayrıca düzenli egzersiz de önerilmektedir. Her gün 30 dakika yürüyüş yapılabilir. Kardiyo ve aerobik egzersizleri de önerilir. Su tüketiminin artırılması gerektiği unutulmamalıdır. Eğer ağız kuruluğu tüm bu çözüm önerilerinin uygulanmasına rağmen geçmiyorsa ya da uzun süreden beri devam ediyorsa mutlaka en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna danışılması önerilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir