Category Archives: Madde bağımlılığı sorunları

Madde bağımlılığı sorunları

Sigara İçmenin Zararları Nelerdir: Sigaranın Zararları

Sigara İçmenin Zararları Nelerdir: Sigaranın Zararları

sigaranın zararları
sigaranın zararları

Sigara içmek tüm vücut sistemini olumsuz etkiler. Bu etkiler şunlardır:

Sigara içmenin vücuda verdiği zararlar: Sigara içmenin vücudumuza zararları nelerdir?

1 – Sigara içmenin solunum sistemine zararları: Solunum problemlerini tetikler:

Sigara içme, kronik obstrüktif (tıkayıcı) akciğer hastalığı, astım ve tüberküloz (verem) gibi solunum bozuklukları, gelişimine katkıda bulunan en önemli faktördür. Hem aktif, hem de pasif sigara içenler, solunum problemleri bakımından daha yüksek risk altındadır. Sigara kullanan anne babaların çocukları arasında astım sorunları daha ağırlaştırmaktadır. Tütün dumanı tetikleyebilir ya da astım atağını kötüleştirebilir. Sigara, solunum yolları ve akciğerlerde küçük hava keseciklerine ve dumanındaki kimyasallar ile üst solunumda bulunan tüylere zarar verir. Ayrıca, dumanındaki karbon monoksit kan dolaşımına girer ve oksijen taşıma kapasitesini kısıtlar. Bu durum balgamı teşvik eder ve zor nefes alınır. Sağlıklı akciğerlere sahip olmak ve solunum sorunlarını önlemek için, en iyi çözüm sigarayı bırakmaktır.

2 – Sigara akciğer kanserine yakalanma olasılığı ve riskini artırır:

Sigara içimi akciğer kanseri için birincil risk faktörüdür. ABD’de, sigara akciğer kanserlerinin meydana gelmesinden yaklaşık yüzde 90 sorumludur. Epidemiyoloji Uluslararası Dergisi’nde yayınlanan bir 2009 raporuna göre, tütün ve akciğer kanseri riski arasında güçlü bir ilişki vardır. Sigara içmeyen kişilerde de akciğer kanserine yakalanma riski de vardır. Ancak, sigara içenlerin bu hastalığa yakalanma olasılığı neredeyse üç kat daha yüksektir. Sigara kullanan kadınlarda erkeklere oranla akciğer kanserine yakalanma riski daha yüksektir. Herhangi bir yaşta sigarayı bırakma ya da sigara dumanından kaçınma akciğer kanseri riskini azaltabilir.

3 – Diyabette sigara: Tip 2 Diyabet riskini arttırır:

Aktif sigara kullanmak, Amerikan Tıp Derneği Dergisi’nde yayınlanan 2007 araştırmaya göre, Tip 2 diyabet riski ile ilişkilidir. İnsülin direnci, diyabet hastalığı için bir öncü neden olabilir. Aynı zamanda, sigara içmek Tip 2 diyabetin başlangıcına yol açabilir ve glukoz metabolizması bozulmasına neden olur. Buna ek olarak, bir bedenin kitle indeksi, bağımsız bir mekanizma yoluyla diyabet riskini arttırır. Buna ek olarak, gebelik sırasında sigara içen kadınlar diyabet artması açısından risk altındadır ve doğacak bebeğin sonraki hayatında diyabete yakalanması yüksek risk altındadır. Diyabet birçok sağlık komplikasyonlara yol açabilir. Bu yüzden hastalığa yakalanma olasılığını azaltmak için sigarayı bırakmak gerekir.

4 – Sigaranın yaşlanmaya etkisi:

Sigara, erken kırışıklıklar, cildin ince çizgileri ve yaşlılık lekeleri ile sarkma gibi sorunları oluşturarak cildin normal yaşlanma sürecini hızlandırabilir. Deri yaşlanması, sadece yüz ile sınırlı değildir. Değişiklikler tüm vücutta görünür. Sigaradaki nikotin, derinin en dış katmanları etkileyerek daha az kan akışı anlamına gelir ve kan damarlarının daralmasına neden olur. Azaltılmış kan akımı ile cildin A vitamini gibi yeterince oksijen ve önemli besinleri almasını önler. Sigara içmek aynı zamanda, cilde sıkılığını ve genç bir görünüm veren kolajen üretimini azaltır. Buna ek olarak, cildin bağ dokusunu bozan ve hücre devir hızını değiştirmek için sorumlu bazı enzimlerin salınmasına neden olur. Derideki yaşlanma hızı sigara içenlerde 10 yıl sonra ortaya çıkar.

5 – Sigara doğurganlığı azaltır mı?

Kadınlar ve erkekler arasında artan kısırlık oranının gerisindeki nedenlerden biri, sigara dumanına maruz kalmak ve sigara içmektir. İnsan Üremesi ve Embriyoloji Avrupa Topluluğu yayınlanan 2010 çalışmaya göre sigara, erkek spermine zara verir ve gelişmekte olan embriyonun somatik hücre sayılarını etkiler. Sigara, kadınlarda vücudun ürettiği estrojen miktarını düşürerek verimliliği azaltmaktadır. Aslında, aşırı sigara içen kadınların sigara içmeyenlere kıyasla gebe kalma olasılığı daha düşüktür. Aynı zamanda sigara içen kadınlarda düşük yapmak ya da sağlık sorunları olan bebekleri doğum yapma olasılığı daha yüksektir. Ayrıca sigara, üreme organları ve yumurtaya zarar vererek, erken menopoz katkıda olan yumurtlama sorunlarına yol açabilir. Bunun için, anne baba olma şansını arttırmak bakımından sigaradan uzak durmak gerekir.

6 – Zihinsel hızı yavaşlatır:

Sigara içen hem erkek hem de kadınlar, bunama ya da Alzheimer hastalığı ile ilgili aile öyküsü olmasa da daha sonraki yıllarda zihinsel düşüş yaşayabilir. Sigaradaki nikotin beyne zarar vererek sigara içmeye insanlara göre bunama ya da Alzheimer hastalığının başlangıcını hızlandırır. Buna ek olarak, sigara içenler içmeyenlere kıyasla zaman içinde depresyon, endişe bozuklukları ya da şizofreni geliştirme olasılığı bakımından daha yüksektir. Archives of General Psychiatry yayınlanan 2012 çalışmaya göre, sigara içen orta yaşlı erkek, hiç sigara içmemiş kişilere göre küresel biliş ve yönetici fonksiyonu üzerinde hızlı bilişsel gerileme yaşadığı belirtilmiştir. Bu yüzden unutkanlıklar başlamadan önce sigarayı bırakmak ya da içmeye hiç başlamamak önerilir.

7 – Yaşa bağlı görme sorunları riskini arttırır:

Sigara içenlerin sigara kullanmayanlara göre, yaşa bağlı görme sorunları, hatta görme kaybı yaşama olasılığı daha yüksektir. Sigara kullanımı katarakt, glokom, diyabetik retinopati ve kuru göz sendromu riskini arttırır. Sigara dumanı arsenik, formaldehit ve amonyak içerir. Bu kimyasallar kan yoluyla gözün hassas dokularına ulaşırlar ve retina hücrelerinin yapısına zarar verir. Ayrıca, sigaradaki katran makula dejenerasyonu başlangıcına neden olur ve ​​retinada mevduat oluşumuna yol açar.

8 – Romatoid artrit riski:

Romatizmal Hastalıklar Dergisinin 2001 de yayınlanan bir çalışmada düzenli sigara içiminin, bir aile öyküsü olmayan hastalarda bile, romatoid artrit (RA) ile ilişkili olduğu belirtilmiştir. Bu hastalığa yakalanma riski sigara içmeyenlere kıyasla sigara içenler için neredeyse iki katıdır. Ayrıca, sigara osteoporoz ve kemik kırıkları için önemli bir risk faktörüdür. Ayrıca, sigara içmek bu hastalığı tedavi etmek için reçeteli ilaçların etkinliğini azaltır. Kemikleri korumak ve romatoid artrit ya da osteoporoz için risk faktörünü azaltmak bakımından sigarayı bırakmak gereklidir.

9 – Yaraların iyileşmesini geciktirir:

Pek çok hastalığa neden olan sigara, aynı zamanda yaraların iyileşme sürecini uzatır. Sigara, cerrahi yaralar ve kemik kırıkları tedavisi bakımından zorlanmaya katkıda bulunmaktadır. Örneğin, sigarada bulunan nikotin, katran, nitrik oksit, hidrojen siyanid, karbon monoksit ve aromatik aminler gibi, sigara dumanı içindeki çeşitli bileşikler, anoksi, hipoksi, vazokonstriksiyon ve enzimatik sistemi toksisitesi etkileri yoluyla yaraların iyileşmesini önler. 2007 yılında St Louis Washington Üniversitesi Tıp Okulu araştırmacıları sigaranın, bağ-onarım cerrahisi sonrası yara iyileşmesini olumsuz etkilediğini bildirdi. Sigara içenler de, cerrahi yaralar ve bazı kırklarda komplikasyon riski yüksektir. Sigara, yaraların iyileşmesi için gerekli olan kırmızı kan hücreleri, kemik hücreleri ve hatta beyaz kan hücrelerine zarar verir. Sigara yaranın enfeksiyon olması, kan pıhtılaşması ve doku yaralanmalarına yol açabilir.

10 – Felç riskini arttırır:

Sigara, kalp hastalığı ve felç riskini önemli ölçüde artmasına neden olan nikotinin yanı sıra diğer zehirli kimyasal maddeler de içerir. Sigara içilmesi sırasında zararlı kimyasallar, vücutta akciğere ve ardından kan dolaşımına girerek hücrelere zarar verir. Bu durum beyin damarlarında, karotis arter kan akımının tıkanmasına neden olabilir. Meydana gelen tıkanma felç, kısmi körlük, kontrol kaybı ve konuşma becerileri, hatta ölüme neden olabilir. Maryland Genel Üniversitesi Klinik Araştırma Merkezi’nde 2010 yılında yapılan bir çalışmada, sigara içenlerde içmeyenlere göre, üç kat daha fazla kalp krizi ve felç göründüğü belirtilmiştir.